İngilizce Gelecek Zaman "Will" Kullanımını Öğrenin

Bu derste İngilizce will fiilinin tüm kullanımlarını çok güzel bir şarkı ile beraber öğreneceksin.

A1-C2 İngilizce Şarkılar & Hikayeler A1-C2 Almanca Şarkılar & Hikayeler A1-C2 İspanyolca Şarkılar & Hikayeler A1 - C2 Fransızca Şarkılar & Hikayeler A1-C2 İtalyanca Şarkılar & Hikayeler A1-C2 Rusça Şarkılar & Hikayeler

İngilizce Gelecek Zaman "Will" Kullanımını Öğrenin

I Will Learn Today | Future Tense Song

Bugün Öğreneceğim | Gelecek Zaman Şarkısı

Will, will, will,
Will, will, will,

Come and sing with me.
Gel ve benimle şarkı söyle.

Will, will, will,
Will, will, will,

Future is easy.
Gelecek zaman kolaydır.

I will learn,
Öğreneceğim,

I will try.
Deneyeceğim.

I will start,
Başlayacağım,

And I will fly.
Ve uçacağım.

Will means tomorrow,
Will, yarın anlamına gelir,

Will means soon.
Will, yakında anlamına gelir.

Will is dancing
Will dans ediyor,

In our tune.
Bizim melodimizde.


Future Plans]

I will speak English,
İngilizce konuşacağım,

You will speak too.
Sen de konuşacaksın.

He will read a story,
O bir hikâye okuyacak,

She will write with you.
O seninle yazacak.

We will study,
Biz çalışacağız,

They will play.
Onlar oynayacaklar.

We will learn new words
Yeni kelimeler öğreneceğiz,

Every day.
Her gün.

I will go to school,
Okula gideceğim,

You will come with me.
Sen benimle geleceksin.

He will listen carefully,
O dikkatlice dinleyecek,

She will feel happy.
O mutlu hissedecek.

Will tells the future,
Will geleceği anlatır,

What we plan to do.
Yapmayı planladığımız şeyleri.

I will learn today,
Bugün öğreneceğim,

And you will learn too.
Ve sen de öğreneceksin.


I will, you will,
Ben yapacağım, sen yapacaksın,

He will too.
O da yapacak.

She will, we will,
O yapacak, biz yapacağız,

They will do.
Onlar yapacaklar.

Will means future,
Will gelecek anlamına gelir,

Will means soon.
Will yakında anlamına gelir.

I will sing
Şarkı söyleyeceğim,

A happy tune.
Mutlu bir melodi.

I won’t stop,
Durmayacağım,

I won’t cry.
Ağlamayacağım.

I will learn,
Öğreneceğim,

I will try.
Deneyeceğim.


 Quick Decisions

Oh, the phone is ringing,
Ah, telefon çalıyor,

I will answer now.
Şimdi cevaplayacağım.

The room is very dark,
Oda çok karanlık,

I will turn the light on.
Işığı açacağım.

You look very tired,
Çok yorgun görünüyorsun,

I will make some tea.
Biraz çay yapacağım.

The bag is very heavy,
Çanta çok ağır,

I will help, you’ll see.
Yardım edeceğim, göreceksin.

When I decide right now,
Şu anda karar verdiğimde,

I use will today.
Bugün will kullanırım.

“I will do it now,”
“Bunu şimdi yapacağım,”

That is what I say.
Ben böyle söylerim.

I will cook,
Yemek yapacağım,

I will bake.
Fırında bir şey pişireceğim.

I will clean the table,
Masayı temizleyeceğim,

I will take a break.
Mola vereceğim.


Questions

Will you come?
Gelecek misin?

Yes, I will.
Evet, geleceğim.

Will you stay?
Kalacak mısın?

Yes, I will.
Evet, kalacağım.

Will he work?
O çalışacak mı?

Yes, he will.
Evet, çalışacak.

Will she dance?
O dans edecek mi?

Yes, she will.
Evet, dans edecek.

Will we learn?
Biz öğrenecek miyiz?

Yes, we will.
Evet, öğreneceğiz.

Will they sing?
Onlar şarkı söyleyecek mi?

Yes, they will.
Evet, söyleyecekler.

Ask about the future,
Gelecek hakkında soru sor,

Start with will.
Will ile başla.

Will you try again?
Tekrar deneyecek misin?

Yes, I will!
Evet, deneyeceğim!


I will, you will,
Ben yapacağım, sen yapacaksın,

He will too.
O da yapacak.

She will, we will,
O yapacak, biz yapacağız,

They will do.
Onlar yapacaklar.

Will means future,
Will gelecek anlamına gelir,

Will means soon.
Will yakında anlamına gelir.

I will sing
Şarkı söyleyeceğim,

A happy tune.
Mutlu bir melodi.

I won’t stop,
Durmayacağım,

I won’t cry.
Ağlamayacağım.

I will learn,
Öğreneceğim,

I will try.
Deneyeceğim.


 Promises

I will be kind,
Nazik olacağım,

I will help my friend.
Arkadaşıma yardım edeceğim.

I will keep my promise
Sözümü tutacağım,

Until the end.
Sonuna kadar.

I will call you later,
Seni sonra arayacağım,

I will meet you there.
Seninle orada buluşacağım.

I will listen to you,
Seni dinleyeceğim,

Because I care.
Çünkü seni önemsiyorum.

I will not forget,
Unutmayacağım,

I won’t be late.
Geç kalmayacağım.

I will do my homework,
Ödevimi yapacağım,

I will not wait.
Beklemeyeceğim.

When I make a promise,
Bir söz verdiğimde,

Will is strong and true.
Will güçlü ve gerçektir.

“I will be there,”
“Orada olacağım,”

I promise you.
Sana söz veriyorum.


 Offers

You need some water,
Biraz suya ihtiyacın var,

I will bring it fast.
Onu hızlıca getireceğim.

You need a chair,
Bir sandalyeye ihtiyacın var,

I will move it at last.
Onu taşıyacağım.

You need a camera,
Bir kameraya ihtiyacın var,

I will find one today.
Bugün bir tane bulacağım.

You need a map,
Bir haritaya ihtiyacın var,

I will show the way.
Yolu göstereceğim.

I will help you practice,
Pratik yapmana yardım edeceğim,

I will train with you.
Seninle çalışacağım.

I will be your partner,
Senin partnerin olacağım,

And your teammate too.
Ve takım arkadaşın da olacağım.

When I offer help,
Yardım teklif ettiğimde,

I use will with care.
Will’i özenle kullanırım.

“I will help you now,”
“Sana şimdi yardım edeceğim,”

I will always share.
Her zaman paylaşacağım.


Predictions

Look at the sky,
Gökyüzüne bak,

It will rain today.
Bugün yağmur yağacak.

Look at that runner,
Şu koşucuya bak,

He will win the race.
Yarışı kazanacak.

She studies every morning,
O her sabah çalışır,

She will speak very well.
Çok iyi konuşacak.

They practice every evening,
Onlar her akşam pratik yapar,

They will have stories to tell.
Anlatacak hikâyeleri olacak.

The little plant will grow,
Küçük bitki büyüyecek,

The sun will shine.
Güneş parlayacak.

If we work together,
Birlikte çalışırsak,

Everything will be fine.
Her şey iyi olacak.

When I think the future,
Geleceği düşündüğümde,

I can say what I feel.
Ne hissettiğimi söyleyebilirim.

“It will be easy,”
“Kolay olacak,”

“It will be real.”
“Gerçek olacak.”


 Won’t / Will Not

I will not stop,
Durmayacağım,

I won’t stop.
Durmayacağım.

I will not cry,
Ağlamayacağım,

I won’t cry.
Ağlamayacağım.

He will not run away,
O kaçmayacak,

He won’t run away.
O kaçmayacak.

She will not give up,
O pes etmeyecek,

She won’t give up today.
O bugün pes etmeyecek.

We will not lose hope,
Umudumuzu kaybetmeyeceğiz,

We won’t lose hope.
Umudumuzu kaybetmeyeceğiz.

They will not be afraid,
Onlar korkmayacaklar,

They won’t say nope.
Onlar “hayır” demeyecekler.

Will not is long,
Will not uzun halidir,

Won’t is short.
Won’t kısa halidir.

Say it, clap it,
Söyle, alkışla,

Learn this part.
Bu bölümü öğren.

I won’t wait,
Beklemeyeceğim,

I won’t fall.
Düşmeyeceğim.

I will stand up,
Ayağa kalkacağım,

I will give my all.
Elimden geleni yapacağım.


 Short Forms

I will learn,
Öğreneceğim,

I’ll learn today.
Bugün öğreneceğim.

You will come,
Sen geleceksin,

You’ll come this way.
Bu yoldan geleceksin.

He will speak,
O konuşacak,

He’ll speak with me.
Benimle konuşacak.

She will smile,
O gülümseyecek,

She’ll feel free.
Kendini özgür hissedecek.

We will start,
Biz başlayacağız,

We’ll start again.
Tekrar başlayacağız.

They will finish,
Onlar bitirecekler,

They’ll say amen.
Onlar “amin” diyecekler.

I’ll, you’ll, he’ll,
I’ll, you’ll, he’ll,

She’ll, we’ll, they’ll.
She’ll, we’ll, they’ll.

Short and simple,
Kısa ve basit,

Sing it well.
Güzelce söyle.


 Requests with Will

Will you help me, please?
Lütfen bana yardım eder misin?

Will you open the door?
Kapıyı açar mısın?

Will you say that again?
Bunu tekrar söyler misin?

Will you read one more?
Bir tane daha okur musun?

Will you listen to me?
Beni dinler misin?

Will you answer too?
Sen de cevap verir misin?

Will you practice with me?
Benimle pratik yapar mısın?

I will practice with you.
Seninle pratik yapacağım.

Will you be my partner?
Benim partnerim olur musun?

Will you join my team?
Takımıma katılır mısın?

Will you dream with me?
Benimle hayal kurar mısın?

Let’s build a dream.
Hadi bir hayal inşa edelim.

When I ask politely,
Kibarca sorduğumda,

Will can help me say,
Will söylememe yardım eder,

“Will you help me, please?”
“Lütfen bana yardım eder misin?”

In a friendly way.
Dostça bir şekilde.


I will, you will,
Ben yapacağım, sen yapacaksın,

He will too.
O da yapacak.

She will, we will,
O yapacak, biz yapacağız,

They will do.
Onlar yapacaklar.

Will means future,
Will gelecek anlamına gelir,

Will means soon.
Will yakında anlamına gelir.

I will sing
Şarkı söyleyeceğim,

A happy tune.
Mutlu bir melodi.

Will shows a promise,
Will bir sözü gösterir,

Will shows a plan.
Will bir planı gösterir.

Will shows an offer,
Will bir teklifi gösterir,

“Yes, I can!”
“Evet, yapabilirim!”

Will makes a question,
Will soru yapar,

Will makes it bright.
Onu parlak hale getirir.

Will makes tomorrow
Will yarını,

Feel all right.
İyi hissettirir.

I won’t stop,
Durmayacağım,

I won’t cry.
Ağlamayacağım.

I will learn,
Öğreneceğim,

I will try.
Deneyeceğim.


Will you learn English?
İngilizce öğrenecek misin?

Yes, I will.
Evet, öğreneceğim.

Will you try again?
Tekrar deneyecek misin?

Yes, I will.
Evet, deneyeceğim.

Will you speak today?
Bugün konuşacak mısın?

Yes, I will.
Evet, konuşacağım.

Will you sing this song?
Bu şarkıyı söyleyecek misin?

Yes, I will.
Evet, söyleyeceğim.

I’ll learn,
Öğreneceğim,

You’ll learn,
Sen öğreneceksin,

We’ll learn every day.
Her gün öğreneceğiz.

Will, will, will,
Will, will, will,

We found the future way!
Geleceğin yolunu bulduk!

Bunlar da ilginizi çekebilir

ID: 840