Günlük Fiiller Şarkısı – Present Simple
Everyday Verbs Song – Present Simple
Günlük Fiiller Şarkısı – Present Simple
Every morning, I get up,
Her sabah kalkarım,
And I take my little cup.
Ve küçük bardağımı alırım.
I see my mom, I greet my dad,
Annemi görürüm, babamı selamlarım,
Because our home is warm and glad.
Çünkü evimiz sıcak ve neşelidir.
I know my name, I know your name,
Ben adımı bilirim, senin adını bilirim,
We learn English like a game.
İngilizceyi bir oyun gibi öğreniriz.
I want to speak, I try each day,
Konuşmak isterim, her gün denerim,
And these verbs never go away.
Ve bu fiiller asla kaybolmaz.
I help my mother every day,
Anneme her gün yardım ederim,
I love my brother when we play.
Oyun oynarken erkek kardeşimi severim.
I don’t forget, I always try,
Unutmam, her zaman denerim,
These little verbs can touch the sky.
Bu küçük fiiller gökyüzüne dokunabilir.
Do you help your family?
Ailene yardım eder misin?
Yes, I do, yes, I do.
Evet, ederim, evet, ederim.
Do you use these verbs with me?
Bu fiilleri benimle kullanır mısın?
Yes, I do, yes, I do.
Evet, kullanırım, evet, kullanırım.
I give my sister a pencil,
Kız kardeşime bir kalem veririm,
And she finds her book.
Ve o kitabını bulur.
My father tells a story,
Babam bir hikâye anlatır,
And we watch and look.
Ve biz izleriz ve bakarız.
My mother asks a question,
Annem bir soru sorar,
So I answer her.
Bu yüzden ona cevap veririm.
I need my family,
Aileme ihtiyaç duyarım,
Because they help me learn.
Çünkü onlar öğrenmeme yardım eder.
I like my home, I love my room,
Evimi beğenirim, odamı severim,
But I don’t like noise.
Ama gürültüyü sevmem.
My cousins often visit us,
Kuzenlerim bizi sık sık ziyaret eder,
And we share our toys.
Ve oyuncaklarımızı paylaşırız.
I help my mother every day,
Anneme her gün yardım ederim,
I love my brother when we play.
Oyun oynarken erkek kardeşimi severim.
I don’t forget, I always try,
Unutmam, her zaman denerim,
These little verbs can touch the sky.
Bu küçük fiiller gökyüzüne dokunabilir.
Do you help your family?
Ailene yardım eder misin?
Yes, I do, yes, I do.
Evet, ederim, evet, ederim.
Do you use these verbs with me?
Bu fiilleri benimle kullanır mısın?
Yes, I do, yes, I do.
Evet, kullanırım, evet, kullanırım.
Every evening, I call my grandma,
Her akşam büyükannemi ararım,
And I ask, “How are you?”
Ve “Nasılsın?” diye sorarım.
She says, “I feel happy,”
O, “Mutlu hissediyorum,” der,
Because I talk to you.
Çünkü seninle konuşuyorum.
I remember my teacher,
Öğretmenimi hatırlarım,
But I forget my pen.
Ama kalemimi unuturum.
I understand the lesson,
Dersi anlarım,
So I try again.
Bu yüzden tekrar denerim.
My brother keeps his promise,
Erkek kardeşim sözünü tutar,
He never tells a lie.
O asla yalan söylemez.
My sister leaves the table,
Kız kardeşim masadan ayrılır,
But she says goodbye.
Ama hoşça kal der.
I put my bag near the door,
Çantamı kapının yanına koyarım,
And I watch TV.
Ve televizyon izlerim.
My father doesn’t hate hard work,
Babam zor işten nefret etmez,
He loves our family.
O ailemizi sever.
Do you thank your mother?
Annene teşekkür eder misin?
Yes, I thank my mother.
Evet, anneme teşekkür ederim.
Do you forgive your brother?
Erkek kardeşini affeder misin?
Yes, I forgive my brother.
Evet, erkek kardeşimi affederim.
Does she support her sister?
O kız kardeşini destekler mi?
Yes, she supports her sister.
Evet, kız kardeşini destekler.
Does he respect his teacher?
O öğretmenine saygı duyar mı?
Yes, he respects his teacher.
Evet, öğretmenine saygı duyar.
Do they greet their neighbors?
Onlar komşularını selamlar mı?
Yes, they greet their neighbors.
Evet, komşularını selamlarlar.
Do we always help our friends?
Biz her zaman arkadaşlarımıza yardım eder miyiz?
Yes, we help them when we can.
Evet, yapabildiğimizde onlara yardım ederiz.
Every week, we clean the house,
Her hafta evi temizleriz,
And we cook with care.
Ve özenle yemek yaparız.
My mom washes the dishes,
Annem bulaşıkları yıkar,
And I help her there.
Ve ben ona orada yardım ederim.
On weekends, we buy some bread,
Hafta sonları biraz ekmek alırız,
And dad pays at the store.
Ve babam dükkânda ödeme yapar.
He brings the bags, I hold the door,
O çantaları getirir, ben kapıyı tutarım,
Because I love him more.
Çünkü onu daha çok severim.
I send a message to my friend,
Arkadaşıma bir mesaj gönderirim,
And I receive one too.
Ve ben de bir tane alırım.
I show my picture to my aunt,
Fotoğrafımı teyzeme / halama gösteririm,
Because she likes it too.
Çünkü o da onu beğenir.
I choose my clothes every morning,
Her sabah kıyafetlerimi seçerim,
But I don’t choose too slow.
Ama çok yavaş seçmem.
We build good habits every day,
Her gün iyi alışkanlıklar kurarız,
And little by little we grow.
Ve yavaş yavaş büyürüz.
Sometimes I make mistakes,
Bazen hata yaparım,
But my teacher corrects me.
Ama öğretmenim beni düzeltir.
Sometimes I guess the answer,
Bazen cevabı tahmin ederim,
And she smiles at me.
Ve o bana gülümser.
I notice little problems,
Küçük sorunları fark ederim,
And I handle them.
Ve onları hallederim.
My dad reminds me kindly,
Babam bana nazikçe hatırlatır,
So I try again.
Bu yüzden tekrar denerim.
I realize my family cares,
Ailemin beni önemsediğini fark ederim,
I value every day.
Her güne değer veririm.
I don’t blame my little brother,
Küçük erkek kardeşimi suçlamam,
When he breaks my clay.
O oyun hamurumu kırdığında / bozduğunda.
I protect my sister,
Kız kardeşimi korurum,
And I never push or fight.
Ve asla itmem ya da kavga etmem.
I warn my brother softly,
Erkek kardeşimi nazikçe uyarırım,
Because I know what’s right.
Çünkü neyin doğru olduğunu bilirim.
I touch my dog gently,
Köpeğime nazikçe dokunurum,
And I hug him every night.
Ve ona her gece sarılırım.
I miss my uncle sometimes,
Bazen amcamı / dayımı özlerim,
But I know he is all right.
Ama onun iyi olduğunu bilirim.
My mother covers me,
Annem beni örter,
When cold nights come around.
Soğuk geceler geldiğinde.
My father reaches for my hand,
Babam elime uzanır,
And lifts me from the ground.
Ve beni yerden kaldırır.
I imagine a bright future,
Parlak bir gelecek hayal ederim,
And I wish for happy days.
Ve mutlu günler dilerim.
I motivate my friends at school,
Okulda arkadaşlarımı motive ederim,
And I praise their little ways.
Ve onların küçük güzel davranışlarını överim.
I appreciate my family,
Ailemi takdir ederim,
Because they help me grow.
Çünkü onlar büyümeme yardım eder.
I include my friends in games,
Arkadaşlarımı oyunlara dahil ederim,
So nobody feels alone.
Böylece kimse yalnız hissetmez.
I offer help, I accept help,
Yardım teklif ederim, yardımı kabul ederim,
And I allow good words.
Ve güzel sözlere izin veririm.
I invite my cousins often,
Kuzenlerimi sık sık davet ederim,
And we sing like little birds.
Ve küçük kuşlar gibi şarkı söyleriz.
I follow rules, I teach my friend,
Kurallara uyarım, arkadaşıma öğretirim,
And sometimes I lead the game.
Ve bazen oyunu yönetirim.
I change my words when I am wrong,
Hatalı olduğumda sözlerimi değiştiririm,
And I say sorry without shame.
Ve utanmadan özür dilerim.
I introduce my best friend,
En iyi arkadaşımı tanıtırım,
And I entertain the class.
Ve sınıfı eğlendiririm.
I impress my teacher when I read,
Okuduğumda öğretmenimi etkilerim,
And the lesson goes so fast.
Ve ders çok hızlı geçer.
Every morning, every night,
Her sabah, her gece,
I use my verbs and feel all right.
Fiillerimi kullanırım ve kendimi iyi hissederim.
Every week and every day,
Her hafta ve her gün,
English verbs are here to stay.
İngilizce fiiller kalıcıdır.
Do you remember all these verbs?
Tüm bu fiilleri hatırlıyor musun?
Yes, I do, yes, I do.
Evet, hatırlıyorum, evet, hatırlıyorum.
Do you forget these useful words?
Bu yararlı kelimeleri unutuyor musun?
No, I don’t, no, I don’t.
Hayır, unutmuyorum, hayır, unutmuyorum.
I get, I give, I help, I try,
Alırım / elde ederim, veririm, yardım ederim, denerim,
I see the world and touch the sky.
Dünyayı görürüm ve gökyüzüne dokunurum.
I know, I want, I love, I see,
Bilirim, isterim, severim, görürüm,
These English verbs stay with me!
Bu İngilizce fiiller benimle kalır!